İş Güvenliği Uzmanı Maaşı Ne Kadar Olmalı?

Son dönemde sıklıkla karşılaştığımız birkaç soru var. İş güvenliği uzmanının ücreti ne kadar olmalı? İşverenden kaç TL ücret talep etmeliyim? Risk analizini kaça yapmalıyım? Bu sorulara cevap arayacağımız bir yazı kaleme almaya çalıştım.

isg-uzmani-ucreti-maasi

 

Bu yazının yeni uzman ve uzman adaylarına yönelik olduğunu baştan belirtmekte fayda görüyorum. Şimdi hemen soruya soruyla cevap vermek gerekirse; Piyasada çalışan bütün mühendisler aynı maaşı mı alıyor? Ya da Mercedes A serisi ile Fiat Punto aynı fiyattan mı satılıyor?

Sanıyorum bu iki soruyla yazının kısa özetini şimdiden yapmış olduk. Şimdi yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına sorularımıza açıklama getirmeye çalışalım. Şöyle ki, bugün piyasada aylık net 1200 TL karşılığında çalışan mühendis de var, ayda 5000 TL üzeri kazananı da. (yönetici olmayan mühendisleri karşılaştırıyorum, yoksa yönetici pozisyonları için büyük şehirlerde 5000 TL bile oldukça komik kalır) Benzer şekilde aynı sınıfta olmalarına rağmen sundukları konfor ve güvenlik özellikleri, ve özellikle de marka algısı sayesinde yukarıda ismi geçen araçların satış fiyatları arasında da oldukça ciddi bir fark olduğu aşikar.

Sadede gelecek olursak, piyasaya sürülen bir mal ya da hizmetin fiyatını belirleyen bazı unsurlar vardır. Bunlardan arz-talep dengesi, kalite-performans oranı, güvenilirlik, bilinirlik ya da marka algısı ilk akla gelenlerden birkaçı.

Arz-talep dengesini biraz açacak olursak, 2011 yılı itibariyle adını daha sık duymaya başladığımız bir konu haline geldi "İş Sağlığı ve Güvenliği". Oysa ülkemizdeki birçok uluslararası firma ya da yurtdışı bağlantılı işletmede uzun yıllardan bu yana halihazırda "health and safety engineer" pozisyonunda çalışan personel mevcuttu. Biraz medya biraz da fısıltı gazetesi sayesinde gelecek konusunda kaygılı pek çok teknik okul mezunu genç, mühendis ve hatta emekli İSG eğitim kurumlarına böylelikle yönlendirilmiş oldu. Bilinirliği arttıkça talep yükseldi, talep yükseldikçe eğitim kurumlarının kontenjanları yetersiz kalmaya başladı. 2011'den bu yana değişmeyen tek şey şu pazarlama cümlesi oldu;

"Yeni mevzuat gelince bütün işyerleri iş güvenliği uzmanı çalıştırmak zorunda kalacak ama yeterine uzman yok. Çok güzel maaşlarla çalışma imkanı sunan bu yeni iş alanına önceden dahil olun ve kazanın."

Henüz iş sağlığı ve güvenliği kültürü yeterince oturmamış ülkemizde, işvereninden çalışanına, hatta mevzuatı hazırlayanların bile -hani abartmak istemiyorum ama- şuursuz sayılabileceği koşullardan Avrupa Birliği uyum süreci zoruyla insanca yaşama ve çalışma çağına hızlı geçiş çabasının bir ürünü olarak bugün neredeyse iş güvenliği uzmanı patlaması yaşanmakta.

İş güvenliğine olan ilgi artarak devam ederken hergün yeni bir eğitim kurumunun açıldığına şahit oluyoruz. Ve bu sürecin sonunda -gördüğüm kadarıyla- bir yığın hevesi kursağında kalmış genç insan çıkıyor karşımıza. Pek çoğu bağımsız olarak danışmanlık hizmeti verme hayali kurarken kendilerini bakanlık politikası gereğince sayılarının artırılması hedeflenen ve piyasaya hergün bir yenisi eklenen OSGB'lerin maaşlı çalışanı olarak buluyorlar.

Serbest çalışmak için zorlayanlar ise piyasaya verdikleri fiyat tekliflerinin OSGB'lerin 200-300 TL'lik akıl almaz teklifleri karşısında ezildiğini deneyimliyorlar. Hele çoklukla mühendislik fakültesi yeni mezunların gerçekten çok yabancı ve tecrübesiz oldukları bir alanda emeğinin karşılığını alabileceği bir ücret ile isg uzmanlığı yapması bu piyasa şartlarında neredeyse hayal olmakta.

 

Peki bu şartlar altında ne yapmalı?

Öncelikle başta belirttiğim gibi fiyatı belirleyen en önemli unsur kalite algısı! Öyleyse lafı uzatmadan maddeler halinde sıralayalım;

  • Benzer kurumlardan benzer kalitede eğitim almış uzmanlar olarak farkını ortaya koyabilmek için maddi kazanç odaklı olmaktan sıyrılıp kaliteye odaklanmalı. Yani nitelikli bir uzman olmak için daha çok araştırıp, kendini geliştirmeli.

  • Pekçok kalite tanımından sadece biri: bir ürün veya hizmetin öngörülen gereksinimleri karşılama özelliklerinin toplamına "kalite" denir.

  • Mesleki Tecrübe ise nitelikler ve bilinirliği artırmanın olmazsa olmazı. O halde maddi kazanç odaklı olmaktan kurtulup bir şekilde sektöre giriş yapılmalı. Mümkünse tecrübeli insanlarla beraber olabileceğimiz seviyede bir OSGB iyi bir başlangıç olabilir.

  • Aldığımız maaşı bir tarafa bırakıp kendimize yatırım yaptığımızı düşünürsek, emeğimizin sömürüldüğü fikri o kadar rahatsız etmeyecektir. (Kaldı ki, ülkemiz çalışma hayatında ucuz işgücü kalıplaşmış bir kavram ve yıkılması şimdilik güç görünüyor!)

  • Çalışmaya başlayıp bir an önce bilgi ve tecrübe anlamında niteliklerinizi artırın, ki bu masaya oturduğunuzda elinizi kuvvetlendirsin.

  • Herkesin koşullarının farklı olduğunu unutmayın. Ekonomik durumunu bilmediğiniz insanları piyasa fiyatlarını düşürmekle itham etmeyin. Biraz empati!

  • Bir başka seçenek ise imkanınız varsa birkaç meslekdaş bir araya gelip OSGB açarak rekabetin merkezine yolculuk yapmak. (Girişimci ruha ve finansal güce sahip olanlar zaten bu yolu ben söylemeden çoktan tercih etmişlerdir!)

  • Zaman içerisinde para kazanma odaklı olanlar elenip nitelikli uzmanlar kaldığında piyasa fiyatları dengesini bulacaktır. Şimdiden, o gün geldiğinde nitelikli uzmanların arasında yer almayı hedef olarak belirleyin kendinize.

"Bu kadar yazacağına, kısaca OSGB'ye gir maaşına bakmadan çalış deseydin!"

Böyle düşünüyorsanız yazıyı okumaya devam edin lütfen.

 

Bunu biliyor muydunuz?

Şahsen iş güvenliği uzmanlarının ücretlerini işverenden almasına zaten karşı oluşum ve bu konuda en yakın zamanda bir yazı kaleme alacak olmam itibariyle "uzman maaşı şu kadar olmalıdır" konusuna girmeden bu yazının sonunda başka bir bilgi paylaşmak istiyorum. Zira fiyatları piyasa belirler ve ülkemizde piyasa her zaman ücretli çalışanın fiyatlarını düşürme eğilimindedir. Ancak meslek birlikleri de üyelerini piyasaya karşı korumak için boş durmuyor.

Gerek anlaştığı firma ile tam zamanlı çalışanlar gerekse bir OSGB bünyesinde çalışan uzmanlar için önemli bir bilgi notu olarak;

TMMOB, 2013 yılı için mühendis, şehir plancısı ve mimar asgari ücretlerini aylık brüt 2700 TL olarak belirledi. TMMOB ile SGK arasında yapılan protokol gereği (31 Temmuz 2012) SGK aylık yatırılan prim üzerinden denetimlere başlayacak. Ayrıca TMMOB ve bağlı odalar belirledikleri asgari ücretin, insanca yaşam ücreti olarak hayata geçmesi için çalışma programları oluşturup, kendi denetimlerini kendileri yapabilecek. Herbir meslek odası, üyelerinin bilgilerinden faydalanarak SGK prim bedellerini görebiliyor. Dolayısıyla 2700 TL?nin altında yatan primler SGK?ya bildirileceği gibi doğrudan işyeri de uyarılabilecek.

Yani, bağlı bulunduğunuz oda ile maaşınız konusunda irtibata geçerseniz muhtemelen olumlu bir sonuç elde etmenizde faydası dokunacaktır.

TMMOB'den SGK'ya...

TMMOB Yönetim Kurulu gerekli ve yeterli bir dizi örgüt içi toplantıyı gerçekleştirdikten sonra 24 Kasım 2012 tarihinde 110 no?lu kararı aldı ve SGK?ya "Kurumunuz ve Birliğimiz arasında imzalanan protokol gereğince, 2013 yılı ilk işe giriş bildirgesinde baz alınacak asgari brüt ücret, Orman, Orman Endüstri, Ağaç İşleri Endüstri Mühendisleri (Meslek Yasası gereği daha önce ayrıca hazırlanmıştır) hariç 2.700 TL olarak belirlenmiştir. Uzmanlık alanlarında odalarınca belgeli çalışmanın koşul olduğu alanlar, arazi çalışmaları, mesleki deneyimin arandığı alanlar ile şantiye şefliği, sorumlu müdürlük, iş güvenliği uzmanlığı, yapı denetim elemanı, teknik nezaretçi, uzak yol kaptanlığı gibi hizmetlerde asgari ücret uygulanmaz. Bu durumda olan mühendis, mimar, şehir plancılarının ücretleri alınan sorumluluk gereği asgari ücretin üzerinde olmak zorundadır" şeklinde iletti.

Ek Bilgi