Çalışma Hayatında Engellilere Yönelik Yasal Düzenlemeler

Günümüzde tüm teknolojik gelişmelere karşın hala iş kazaları nedeniyle milyonlarca işçi uzuv kaybı yada meslek hastalığı nedeniyle yaşamını engelli olarak sürdürmektedir. Engellilerin gereksinimlerini bir kez daha düşünmek yaşamak koşullarnı iyileştirmek bu yöndeki çabalarımızı arttırmak için 10-16 Mayıs tarihleri arasındaki hafta ENGELLİLER HAFTASI olarak kabul edilmiştir.

Bu yazımızda, engelliler için çalışma hayatında tanınan yasal haklara yer vereceğiz. İş Kanununda ?özürlü? ifadesi kullanılması nedeniyle yazımızın bundan sonraki bölümlerinde ?özürlü? ifadesi kullanılacaktır.

 

Özürlülerin haklarının koruyan uluslararası düzenlemeler

Engellilerin çalışma hayatında korunmasının uluslarası dayanaklarından en önemlisi BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURULU?NUN 9 ARALIK 1975?DEKİ TOPLANTISINDA KABUL EDİLEN 3447 SAYILI SAKAT KİŞİLERİN HAKLARI BEYANNAMESİ?dir. Özürlülerin hakları konusunda bilgi sahip olmaları amacaıyla Beyannamenin önemli maddelerine aşağıda yer verilmiştir.

1- "Sakat Kişi" normal bir ferdi, kişisel veya sosyal yaşayışında kendi kendine yapması gereken işleri bedensel veya zihinsel kabiliyetlerinde, kalıtımsal veya sonradan meydana gelen herhangi bir noksanlık sonucu yapamayan kişidir.

2- Sakat kişiler bu beyannamede belirtilen haklardan tam olarak yararlanacaklardır. Bu haklar, sakat kişinin veya ailesinin sahip olduğu ırk, renk, cinsiyet, lisan, din, siyasal ve diğer fikirler, milliyet veya sosyal orijin, servet ve doğum gibi konularda hiçbir ayrıcalık gözetilmeden dünyadaki bütün sakat kişilere tanınmıştır.

3- Sakat kişinin insan haysiyetine saygı gösterilmesi onun en doğal hakkıdır. Fakat kişilerin, sakatlık veya noksanlıklarının sebebi ne olursa olsun sahip oldukları düzgün yaşama şartlarına mümkün olduğu kadar normal ölçüde ve çok sahip olmak haklarıdır.

4- Sakat kişiler de, diğer insanların sahip oldukları medeni ve siyasi haklara sahiptirler. Akıl Hastalarının Hakları Beyannamesinin 7. maddesinde bu hakların sınırlandırılması ya da kaldırılması ile ilgili hükümler belirtilmiştir.

5- Sakat kişilerin mümkün olduğu kadar kendilerine güvenmelerini sağlayacak tedbirler alınmalıdır.

6- Sakat kişiler tıbbi, psikolojik ve fonksiyonel tedavi haklarına sahiptirler. Protez ve ortopedik uygulamalar, tıbbi ve sosyal rehabilitasyon çalışmaları, eğitim, mesleki eğitim, staj ve rehabilitasyon, yardım, istişare, plasman hizmetleri, sakat kişinin kabiliyet ve maharetlerini en yüksek düzeye çıkaracak ve onların sosyal beraberliğini hızlandıracak diğer bütün faaliyetler bu maddenin kapsamına girmektedir.

7- Sakat kişiler ekonomik ve sosyal güvenlik, düzgün hayat standardı haklarına sahiptirler.

8- Sakat kişilerin özel ihtiyaçları, ekonomik ve sosyal planlamanın her safhasında nazarı dikkate alınmalıdır.

9- Sakat kişiler aileleriyle veya yakınlarıyla birlikte yaşama ve her türlü sosyal, yaratıcı ve eğlendirici faaliyete katılma haklarına sahiptirler. Hiçbir sakat kişi ikamet ettiği çevre nedeniyle, durumu veya gelişmesi için gerekli isteklerinde ayrıcalığa tabi tutulamaz.

Eğer bir sakatın muhakkak özel bir müessesede veya çevrede kalması gerekiyorsa o zaman bu çevrenin, kendi normal yaşıtlarının kaldığı ve yaşadığı çevreye mümkün olduğu kadar yakın olması gereklidir.

10- Sakat kişiler her türlü istismara, ayrılma, kötüye kullanılabilir ve haysiyet kırıcı yasa ve muamelelere karşı korunmalıdır.

11- Sakat kişiler, şahıslarının ve mallarının korunması elzem olduğu hallerde, yeterli yasal yardımı sağlamaya muktedir olabilmelidirler. Eğer adli durum kendi gelişirse o zaman bu kişinin beden veya zeka durumu tümüyle dikkate alınmalıdır.

12- Sakat kişiler, haklarıyla ilgili her hususta kendilerine ait kuruluşlarla her zaman istişarede bulunabilmelidirler.

13- Bu beyannamede yazılı olan haklar, mümkün olan her türlü uygun vasıtayla sakat kişilere ve ailelerine tam olarak duyurulmalıdır.

4857 sayılı İş Kanunun 30.maddesi özürlü (engelli) çalıştırma zorunluluğunu düzenlemiştir.

Anayasamızda Özürlülerin Korunması

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 48. maddesinde "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır."; 50. maddesinde "Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar."; 61. maddesinde ise "Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır." Denilerek, özürlülerin Anayasal güvence altına alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunda Özürlülerin Korunması

İş Kanunun 30 .maddesi ve dayanağı bu madde olan ? ÖZÜRLÜ, ESKİ HÜKÜMLÜ VE TERÖR MAĞDURU İSTİHDAMI HAKKINDA YÖNETMELİK? hükümlerinde özürlü çalıştırma yükümlülüğü ve koşulları düzenlenmiştir.

Özel Sektör Özürlü İşçi İstihdam Etmek Zorunda mıdır?

Özel sektör işyerlerinde, elli veya daha fazla işçi çalıştıran işverenler, yüzde üç özürlü çalıştırmak zorundadır.

Özürlü çalıştırma zorunluluğuna esas teşkil eden 50 veya daha fazla işçi sayısı nasıl hesaplanacaktır? Kimler işçi sayısının hesabında dikkate alınmaz?

Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır. İşyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer ve sualtındaki işlerde çalışanlar, işyerinde çalışan özürlüler hesaba katılmaz.

Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır.

Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde kısmi süreli çalışanlar işçi sayısına dahil edilecek midir?

Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür.

Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür.

Kamu Sektöründe Özürlü İstihdam Etmek Zorunluluğunda Farklılık Var mıdır?

Kamu işyerlerinde ise elli veya daha fazla işçi çalıştıran işverenler, yüzde dört özürlü çalıştırmak zorundadır. Görüldüğü üzere,kamu sektöründe zorunluluk % 1 oranında daha fazladır.

Özürlüler Kısmi Süreli Çalıştırılabilir mi?

Özürlü, Türkiye İş Kurumundan kısmi süreli işlere yerleştirilmelerine yönelik talepleri var ise işyerlerinde kısmi süreli çalışma yapan işveren, kısmi süreli iş sözleşmesiyle de istihdam edebilir. Bu durumda olan kişilerin, iş taleplerinin Kurum aracılığıyla karşılanması gerekir.

Özürlüler Hangi İşlerde Çalıştırılabilir?

İşverenler, özürlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler.Özürlü işçiler yer ve sualtı işlerinde çalıştırılamazlar.

Özürlüler, yapabilecekleri işler dışında sağlıklarına zarar verecek diğer işlerde çalıştırılamaz

Özürlülerin çalıştırılabilecekleri işler, Yönetmeliğe bağlı Ek 1 nolu çizelgede gösterilmiştir. Ancak, özürlülere çizelgede gösterilen işlerden herhangi biri verilemiyorsa, işyerinin özelliğine göre işyeri hekimince belirlenecek herhangi bir başka iş verilebilir.

Özürün Sağlık Kurulu Raporu ile Belgelenmesi

Özürlü olduğunu öne sürerek Yönetmelik hükümlerine göre Kurumdan işe yerleştirilmesini isteyenler, bu durumlarını, 18/3/1998 tarihli ve 23290 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanan ?Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik?te belirtilen yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış sağlık kurulu raporu ile belgelemek zorundadır.

Özürlünün sağlık kurulu raporuna itiraz etmesi halinde, itiraz dilekçesi ve raporun onaylı örneği Kurumca başka bir sağlık kuruluşuna gönderilir. Birinci ve ikinci sağlık kurulu raporları aynı olursa rapor kesinleşir. İki sağlık kurulu raporu arasında fark varsa, özürlünün lehine olan rapora göre işlem yapılır.

Özürlüden Sağlık Kurulu Raporu İçin Ücret Alınır mı?

Kurum tarafından gönderilen özürlüye verilecek rapor için sağlık kuruluşu tarafından muayene ve tetkik ücreti alınmaz.

Bu Yönetmeliğin yayımlanmasından önce yetkili sağlık kuruluşlarınca verilmiş özürlü tanımına uygun sağlık kurulu raporları geçerli olup, bu raporlara göre Kurum işlemlerini yürütür.

İşveren İşyerini Özürlülerin Çalışma Şartlarına Göre Hazırlanmak Zorunda mıdır?

Yönetmeliğin 14.maddesine göre, işverenler, işyerlerini imkanları ölçüsünde, özürlülerin çalışmalarını kolaylaştırabilecek şekilde hazırlamak, sağlıkları için gerekli tedbirleri almak, mesleklerinde veya mesleklerine yakın işlerde çalıştırmak, işleriyle ilgili bilgi ve yeteneklerini geliştirmek, çalışmaları için gerekli araç ve gereçleri sağlamak zorundadırlar.

Özürlüler, yapabilecekleri işler dışında sağlıklarına zarar verecek diğer işlerde çalıştırılamaz.

Uygun koşulların varlığı halinde çalışma sürelerinin başlangıç ve bitiş saatleri , özürlünün durumuna göre belirlenebilir.

İşten Ayrılmak Zorunda Kalan Özürlünün Durumu?

İş Kanunun 30.maddesine göre, Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder.

Özürlülerin Vergi İndirimleri ve Muafiyetleri

Gelir Vergisinde Sakatlık İndirimi

Sakatlık indirimi Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gelir vergisine tabi ücretli çalışan ya da serbest meslek kazancı elde eden engelliler ile ailesinde ücretli çalışan ya da serbest meslek kazancı elden eden bakmakla yükümlü olduğu engelli bulunan engelli yakınlarına ve ayrıca basit usulde vergilendirilen engellilere sağlanan, engellinin özür oranına göre aylık belli bir miktar paranın gelir vergisinin matrahından düşürülmesi şeklinde uygulanan dolaylı bir maddi kazançtır. Sakatlık indirimi ile engelliler ve engelli yakınları normal şartlarda ödemesi gerekenden daha az gelir vergisi öderler. Bu, ücretlilerde brüt maaştan daha az kesinti yapılarak net maaşın daha yüksek olmasını sağlarken serbest meslek kazancı elde edenlerde yıllık olarak verilen gelir vergisi miktarının daha düşük verilmesini sağlar.

2013 yılı sakatlık indirimi miktarları şu şekildedir:

? %40 ? %59 oranında özrü bulunan engelliler için 190 TL

? %60 ? %79 oranında özrü bulunan engelliler için 400 TL

? %80 ve üzeri oranda özrü bulunan engelliler için 800 TL

olarak düzenlenmiştir.

İşverenler Özürlü İşçileri Nasıl Temin Edebilir?

İşveren çalıştırmakla yükümlü bulunduğu özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarını, yükümlülüğün doğmasından itibaren yedi gün içinde niteliklerini de belirterek Kurumdan yazılı olarak talep eder.

İşveren talebinde, işyerinde yapılan işin gerektirdiği ağırlıklı vasıfların üstünde istihdamı zorlaştırıcı şartlar öne süremez.

Kurum işverenin bu talebinden itibaren en geç onbeş gün içinde niteliklere uygun gördüğü özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarından talep sayısından az olmamak üzere temin edebildiklerini, niteliklerini belirten belgeleriyle birlikte işverene gönderir. İşveren en geç onbeş gün içinde gönderilen kişilerden uygun gördüklerini işe alır, işe alınanları ve alınmayanları alınmayış nedenlerini de belirtmek suretiyle yedi gün içinde yazılı olarak Kuruma bildirir.

Kurum, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren on gün içinde veya bildirim yapılmadığı takdirde işçilerin gönderiliş tarihinden itibaren otuz gün içinde özürlü açığının kapatılması için son olarak işverene, kayıtlı özürlülerin, meslek ve öğrenim durumlarını içeren listelerle birlikte işverene göndererek işyerindeki açık kontenjanların bu listelerden veya gönderilenlerden karşılanmasını ister.

İşveren, bu şekilde gönderilenler ve/veya listelerde yer alanlar arasından seçimlerini yaparak gönderim veya listelerin bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde açık kontenjanlarını kapatmak zorundadır.

Kontenjan fazlası özürlü çalıştırmaya teşvik var mı?

4857 Sayılı İş Kanununun 30. maddesinde ki yeni düzenleme gereğince özel sektör işverenlerince zorunluluk kapsamında çalıştırılan %3 oranındaki özürlülerin, sigorta tabanı üzerinden hesaplanacak sigorta priminin işveren hissesinin tamamı Hazinece karşılanır. Kontenjan fazlası özürlü çalıştıran ya da yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işyerlerinin çalıştırdıkları her bir özürlü için yine sigorta tabanı üzerinden hesaplanacak sigorta priminin işveren hissesinin yarısı Hazinece karşılanır.

Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi özürlü sigortalılar ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalıların, aynı Kanunun 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. (Ek cümle: 31/07/2008-5797 S.K./10.mad) Bu fıkrada düzenlenen teşvik, kamu idareleri hariç 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara ilişkin matrah ve oranlar üzerinden olmak üzere, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır.

Özürlü Çalıştırmamanın Yaptırımı Nedir?

İş Kanunun 30.maddesine aykırı davranmanın yaptırımı Kanunun 101. maddesinde düzenlenmiş olup müeyyidesi idari para cezasıdır. Özürlü işçi çalıştırmayan işverenler hakkında 2013 yılında çalıştırdığı her özürlü ve çalıştırmadığı her ay için 1.832-TL idari para cezası uygulanmaktadır.

İşverenlere Uygulanan İdari Para Cezaları Nerede Kullanılmaktadır?

(4857/md.30 Değişik fıkra: 11/10/2011-KHK/665/28.md.) İş Kanunun 30.maddesine aykırılık hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil edilecek cezalar, özürlülerin ve eski hükümlülerin kendi işini kurmaları, özürlünün iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri, özürlünün işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanması ve bu gibi projelerde kullanılır hükmü getirilmiştir. Tahsil edilen cezaların kullanımına ilişkin hususlar, Türkiye İş Kurumunun koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, en çok işçi ve işvereni temsil eden üst kuruluşların ve en çok özürlüyü temsil eden üst kuruluşun birer temsilcisinden oluşan komisyon tarafından karara bağlanır hükmü bulunmaktadır.. Komisyonun çalışma usul ve esasları ?ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜ ÇALIŞTIRMAYAN İŞVERENLERDEN CEZA OLARAK KESİLEN PARALARI KULLANMAYA YETKİLİ KOMİSYONUN KURULUŞU İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK? le düzenlenmiştir. Yönetmelikte hazırlanacak projelerin formatı da yer almaktadır. Yönetmelik hükümleri, özürlülerin istihdamının arttırılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesine kaynak sağlama yönünde önemli bir gelişmedir.

Engelliler Haftası Nedeniyle Başbakanlık Genelgesi ile 10 Mayıs Günü Kamu Sektöründe Çalışan Engellilere Tanınan İzin Hakkı, Özel Sektörde Çalışan Özürlü İşçiler İçin de Geçerli mi?

BAŞBAKANLIĞIN 2002/58 SAYILI ÖZÜRLÜLER İLE İLGİLİ GENELGESİ Sayı :B.02.0.PPG.0.12-320-20515 3 Aralık 2002 BAŞBAKANLIK Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 03/12/2002 tarih ve 20515 sayılı 2002/58 nolu genelgesinin 3.maddesindeki ?Ulusal düzeyde kabul edilen 10?16 Mayıs sakatlar haftasının ilk günü ile 3 Aralık Dünya Özürlüler Gününde, özürlülere yönelik faaliyet gösteren konfederasyon, bağlı federasyon ve derneklerin kamu görevlisi olan yönetim kurulu üyeleri ile kamuda görev yapan tüm özürlüler idari izinli sayılacaklardır.?


Ayrıca olumsuz hava koşulları nedeniyle valiliklerce okulların tatil edilmesi halinde aynı bölgedeki kamu görevlisi özürlüler, ayrıca bir talimat ve talebe gerek kalmadan, belirlenen tatil süresince idari izinli sayılacaktır.

10-16 Mayıs tarihleri arası engelliler haftası olarak kutlanır, kamu kurumlarında, kutlanan bu engelliler haftasının ilk günü mesai gününe denk gelirse o gün tatildir.


Başbakanlık Genelgesinde, kamu görevlisi özürlülerin, genelge?de belirtilen hallerde izinli sayılacağı belirtildiğinden, Genelge, Özel sektörde çalışan özürlülere izin hakkı vermemektedir.

Ek Bilgi